Ola, eu sei que meu blog anda num marasmo sem fim, rs r rs rs, mas para quebrar um pouco essa rotina, seja por preguiça e falta de tempo, vamos rever algumas coisas interessantes;
Tepede bir lokanta var -Há um café nas montanha
Bu ağaçta çok meyve var - Há muitas frutas nesta arvore.
Bahçede kızlar yok - Não ha garotas no jardim.
Garajda hiç araba yok - Não há nenhum carro na garagem.(ou carros na garagem)
Yeşil kutuda kibrit yok - Não há fósforos na caixa verde.(nas caixas)
Não se esqueça, em Turco pessoas são, coisas é.Por isso os dois ultimos exemplos podem ser no singular ou plural.
var mı? - isso existe?tem? existem?
yok mu? -isso não existe?não tem?não existem?
Tepede bir lokanta var mı? -há um café na montanha?
Ağaçta meyve var mı? - tem alguma fruta na arvore?
yok mu? - isso não existe?, não tem?, não existem?
Garajda hiç araba yok mu? - não há carro(s) na garagem?
Yeşil kutuda kibrit yok mu? - não há fósforos na caixa verde?
- vardı -havia,haviam. (passado)
Tepede bir lokanta vardı. -Havia um café na montanha.
Bu ağaçta çok meyve vardı. - Havia muitas frutas na árvore.
- yoktu -não havia, não haviam
Garajda hiç araba yoktu. -não havia um (singular) carro na garagem.
Yeşil kutuda kibrit yoktu. - não haviam fósforos na caixa.
-var mıydı? -existiu?existia? existiram ?
yok muydu? -não existiu? não existia? não existiram?
Tepede bir lokanta var mıydı? -existia um café na montanha?
Ağaçta meyve var mıydı? -existia alguma fruta na árvore?
yok muydu? -não existia?não existiu? não existiam?
Garajda hiç araba yok muydu?. - não havia um carro(s) na garagem?
Yeşil kutuda kibrit yok muydu? - não haviam carros na garagem?
.Como dá pra se notar, nestas frases, ter, existir, haver, não diferem no sentido geral:
ex. Tem um carro na garagem.
Existe um carro na garagem.
Há um carro na garagem. etc.etc..
Aprendendo Turco Online
quinta-feira, 9 de junho de 2011
quinta-feira, 14 de abril de 2011
Como expressar intensidade:
Muito (muito mesmo)
A tradução de muito, em excesso, é uma dificuldade comum para estudantes da lingua Turca . O equivalente no dicionario- fazla -em excesso ou lüzumdan fazla - excesso da nescessidade.
(1) muito significando- bastante
Eu não comprei isto, está muito caro.
Este 'muito',deve ser simplesmente traduzido como -çok -.
Onu almadım, çok pahalıydı - Eu não comprei isto, isto esta muito caro.
(2) muito significando- exageradamente, excessivamente
fazla -é a palavra correta quando -çok -muito, não combina na frase
Baban, seninle fazla sabırlıdır - Your father is too patient with you.
(3) Muito para 'fazer algo' ou 'não fazer'
.Ele estava muito cançado para tirar as roupas.
-onde nem -muito ou fazla - em excesso - não se ajusta - Usamos uma forma especial de contrução.
.Soyunamayacak kadar yorgundun.
A tradução de muito, em excesso, é uma dificuldade comum para estudantes da lingua Turca . O equivalente no dicionario- fazla -em excesso ou lüzumdan fazla - excesso da nescessidade.
(1) muito significando- bastante
Eu não comprei isto, está muito caro.
Este 'muito',deve ser simplesmente traduzido como -çok -.
Onu almadım, çok pahalıydı - Eu não comprei isto, isto esta muito caro.
(2) muito significando- exageradamente, excessivamente
fazla -é a palavra correta quando -çok -muito, não combina na frase
Baban, seninle fazla sabırlıdır - Your father is too patient with you.
(3) Muito para 'fazer algo' ou 'não fazer'
.Ele estava muito cançado para tirar as roupas.
-onde nem -muito ou fazla - em excesso - não se ajusta - Usamos uma forma especial de contrução.
.Soyunamayacak kadar yorgundun.
segunda-feira, 21 de março de 2011
Palavras compostas
video + film = video film-i
Arkeoloji + Müze = Arkeoloji Müze-si
boks + şampiyona = boks şampiyona-sı
spor + doktor = spor doktor-u
dil (linguagem) + enstitü = dil enstitü-sü
futbol + maç = futbol maç-ı
turizm + büro = turizm büro-su
tren + şef = tren şef-i
otobüs + şoför = otobüs şoför-ü
"Anadolu" + Banka = "Anadolu" Banka-sı
"Tercüman" + Gazete = "Tercüman" Gazete-si
Kültür + Bakanlık (ministerio) = Kültür Bakanlığ-ı
İstanbul + metro = İstanbul metro-su
CHP + lider = CHP lider-i
Fransa + tur = Fransa tur-u
Türk + ordu (exercito) = Türk ordu-su
baş (cabeça) + örtü (capa) = baş örtü-sü
gazete + kupür = gazete kupür-ü
TV + program = TV program-ı
"Emine" + türkü (canção) = "Emine" türkü-sü
Alman + televizyon = Alman televizyon-u
Anavatan + Parti= Anavatan Parti-si
Paris + banliyö = Paris banliyö-sü
Türk + müzik = Türk müziğ-i
Topkapı + Saray = Topkapı Saray-ı
Türk + futbol = Türk futbol-u
Fiat + traktör = Fiat traktör-ü
Mısır (Egito) Çarşı (mercado) = Mısır Çarşı-sı
aslan (leão) + süt (leite) = aslan süt-ü
basketbol + turnuva= basketbol turnuva-sı
Atatürk + Lise= Atatürk Lise-si
Arkeoloji + Müze = Arkeoloji Müze-si
boks + şampiyona = boks şampiyona-sı
spor + doktor = spor doktor-u
dil (linguagem) + enstitü = dil enstitü-sü
futbol + maç = futbol maç-ı
turizm + büro = turizm büro-su
tren + şef = tren şef-i
otobüs + şoför = otobüs şoför-ü
"Anadolu" + Banka = "Anadolu" Banka-sı
"Tercüman" + Gazete = "Tercüman" Gazete-si
Kültür + Bakanlık (ministerio) = Kültür Bakanlığ-ı
İstanbul + metro = İstanbul metro-su
CHP + lider = CHP lider-i
Fransa + tur = Fransa tur-u
Türk + ordu (exercito) = Türk ordu-su
baş (cabeça) + örtü (capa) = baş örtü-sü
gazete + kupür = gazete kupür-ü
TV + program = TV program-ı
"Emine" + türkü (canção) = "Emine" türkü-sü
Alman + televizyon = Alman televizyon-u
Anavatan + Parti= Anavatan Parti-si
Paris + banliyö = Paris banliyö-sü
Türk + müzik = Türk müziğ-i
Topkapı + Saray = Topkapı Saray-ı
Türk + futbol = Türk futbol-u
Fiat + traktör = Fiat traktör-ü
Mısır (Egito) Çarşı (mercado) = Mısır Çarşı-sı
aslan (leão) + süt (leite) = aslan süt-ü
basketbol + turnuva= basketbol turnuva-sı
Atatürk + Lise= Atatürk Lise-si
Sufixos possessivos
apartamento cigarro radio ponte
daire sigara radyo köprü
meu daire-m sigara-m radyo-m köprü-m
seu daire-n sigara-n radyo-n köprü-n
dele(a)daire-si sigara-sı radyo-su köprü-sü
nosso daire-miz sigara-mız radyo-muz köprü-müz
seu daire-niz sigara-nız radyo-nuz köprü-nüz
deles daire-leri sigara-ları radyo-ları köprü-leri
cartão dia casa telefone
kart gün ev telefon
kart-ım gün-üm ev-im telefon-um
kart-ın gün-ün ev-in telefon-un
kart-ı gün-ü ev-i telefon-u
kart-ımız gün-ümüz ev-imiz telefon-umuz
kart-ınız gün-ünüz ev-iniz telefon-unuz
kart-ları gün-leri ev-leri telefon-ları
cidade rua esportes compra professora de dança
şehir sokak spor mağazası dans öğretmeni
şehr-im sokağ-ım spor mağaza-m dans öğretmen-im
şehr-in sokağ-ın spor mağaza-n dans öğretmen-in
şehr-i sokağ-ı spor mağaza-sı dans öğretmen-i
şehr-imiz sokağ-ımız spor mağaza-mız dans öğretmen-imiz
şehr-iniz sokağ-ınız spor mağaza-nız dans öğretmen-iniz
şehir-leri sokak-ları spor mağaza-ları dans öğretmen-leri
daire sigara radyo köprü
meu daire-m sigara-m radyo-m köprü-m
seu daire-n sigara-n radyo-n köprü-n
dele(a)daire-si sigara-sı radyo-su köprü-sü
nosso daire-miz sigara-mız radyo-muz köprü-müz
seu daire-niz sigara-nız radyo-nuz köprü-nüz
deles daire-leri sigara-ları radyo-ları köprü-leri
cartão dia casa telefone
kart gün ev telefon
kart-ım gün-üm ev-im telefon-um
kart-ın gün-ün ev-in telefon-un
kart-ı gün-ü ev-i telefon-u
kart-ımız gün-ümüz ev-imiz telefon-umuz
kart-ınız gün-ünüz ev-iniz telefon-unuz
kart-ları gün-leri ev-leri telefon-ları
cidade rua esportes compra professora de dança
şehir sokak spor mağazası dans öğretmeni
şehr-im sokağ-ım spor mağaza-m dans öğretmen-im
şehr-in sokağ-ın spor mağaza-n dans öğretmen-in
şehr-i sokağ-ı spor mağaza-sı dans öğretmen-i
şehr-imiz sokağ-ımız spor mağaza-mız dans öğretmen-imiz
şehr-iniz sokağ-ınız spor mağaza-nız dans öğretmen-iniz
şehir-leri sokak-ları spor mağaza-ları dans öğretmen-leri
Construções com o verbo 'ter':
Aygül (tem) evde 13 tane kırmızı şemsiye.
Aygül'ün evde 13 tane kırmızı şemsiye-si var.
Siz (tem) Türkiye'de Marmaris şehrinde beş yıldızlı bir otel, değil mi?
Siz-in Türkiye'de Marmaris şehrinde beş yıldızlı bir otel-iniz var, değil mi?
Türkçe öğretmenimiz (tem) iki tane küçük çocuk.
Türkçe öğretmenimiz-in iki tane küçük çocuğ-u var.
Ben (tem) İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de çok iyi arkadaşlar.
Ben-im İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de çok iyi arkadaşlar-ım var.
Olcayto (tem) çok komik bir imza.
Olcayto'nun çok komik bir imza-sı var.
Biz (tem) dört oğul.
Biz-im dört oğl-umuz var.
Ahmet Bey (tem) kaç tane kız?
Ahmet Bey'in kaç tane kız-ı var?
Doktorumuz (tem) 5000 kitap.
Doktorumuz-un 5000 kitab-ı var.
Kraliçe (tem) sarayda 300 tane çanta.
Kraliçe-nin sarayda 300 tane çanta-sı var.
Sen (tem) mavi kalem?
Sen-in mavi kalem-in var mı?
Eski başbakanımız (tem) evde çok büyük bir horoz koleksiyonu.
Eski başbakanımız-ın evde çok büyük bir horoz koleksiyon-u var.
Biz (tem) İş Bankası'nda kasada dört tane eski tablo.
Biz-im İş Bankası'nda kasada dört tane eski tablo-muz var.
Sultanahmet Camii (tem) altı tane minare.
Sultanahmet Camii'nin altı tane minare-si var.
Süleyman (tem) Atatürk bulvarında çok modern ve büyük bir lokanta.
Süleyman'ın Atatürk bulvarında çok modern ve büyük bir lokanta-sı var.
Ahmet, sen (tem) toplam olarak (no total) kaç tane bardak?
Ahmet, sen-in toplam olarak kaç tane bardağ-ın var?
Bu kadın (tem) Vatan Caddesinde pastane?
Bu kadın-ın Vatan Caddesinde pastane-si var mı?
Prosper (tem) Poelkapelle'de 250 tane domuz.
Prosper'in Poelkapelle'de 250 tane domuz-u var.
Bu adam (tem) Panama'da bir firma.
Bu adam-ın Panama'da bir firma-sı var.
Meşhur Türk pop şarkıcısı Tarkan (tem) "Şımarık" adlı bir şarkı.(dica, a musica é boa!!)
Meşhur Türk pop şarkıcısı Tarkan'ın "Şımarık" adlı bir şarkı-sı var.
Dönerci (tem) iki tane ceket.
Dönerci-nin iki tane ceket-i var.
Ben (tem) evde üç tane eski vazo.
Ben-im evde üç tane eski vazo-m var.
Siz (tem) nargile?
Siz-in nargile-niz var mı?
Mustafa (tem) Cumhuriyet mahallesinde küçük bir dükkân.
Mustafa'nın Cumhuriyet mahallesinde küçük bir dükkân-ı var.
Türkler (tem) Gent'te kaç tane cami?
Türkler-in Gent'te kaç tane cami-si var?
Arkadaşınız (tem) yeni araba?
Arkadaşınız-ın yeni araba-sı var mı?
Ben (tem) evde antika kilimler.
Ben-im evde antika kilimler-im var.
Babanız (tem) telefon?
Babanız-ın telefon-u var mı?
Ülkeniz (tem) toplam olarak (no total) kaç tane bakan?
Ülkeniz-in toplam olarak kaç tane bakan-ı var?
Sen (tem) çok güzel bir ad.
Sen-in çok güzel bir ad-ın var.
Oğlunuz (tem) okulda kaç tane öğretmen?
Oğlunuz-un okulda kaç tane öğretmen-i var?
Arkadaşlarım (tem) İstanbul'da İstiklal caddesinde büyük bir daire.
Arkadaşlarım-ın İstanbul'da İstiklal caddesinde büyük bir daire-si var.
Ülkü (tem) evde antika bir mangal.
Ülkü'nün evde antika bir mangal-ı var.
Siz (tem) toplam olarak (no total) kaç tane müşteri?
Siz-in toplam olarak kaç tane müşteri-niz var?
Biz (tem) Beşiktaş'ta büyük bir mağaza.
Biz-im Beşiktaş'ta büyük bir mağaza-mız var.
Bu mimar (tem) Brugge şehrinde güzel bir ev.
Bu mimar-ın Brugge şehrinde güzel bir ev-i var.
Fakı (tem) Gent'te Sleepstraat'ta bir pide salonu.
Fakı'nın Gent'te Sleepstraat'ta bir pide salon-u var.
se nescessário utilizem o tradutor online google ou dicionário online, um abraço!!
güle güle...
Aygül'ün evde 13 tane kırmızı şemsiye-si var.
Siz (tem) Türkiye'de Marmaris şehrinde beş yıldızlı bir otel, değil mi?
Siz-in Türkiye'de Marmaris şehrinde beş yıldızlı bir otel-iniz var, değil mi?
Türkçe öğretmenimiz (tem) iki tane küçük çocuk.
Türkçe öğretmenimiz-in iki tane küçük çocuğ-u var.
Ben (tem) İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de çok iyi arkadaşlar.
Ben-im İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de çok iyi arkadaşlar-ım var.
Olcayto (tem) çok komik bir imza.
Olcayto'nun çok komik bir imza-sı var.
Biz (tem) dört oğul.
Biz-im dört oğl-umuz var.
Ahmet Bey (tem) kaç tane kız?
Ahmet Bey'in kaç tane kız-ı var?
Doktorumuz (tem) 5000 kitap.
Doktorumuz-un 5000 kitab-ı var.
Kraliçe (tem) sarayda 300 tane çanta.
Kraliçe-nin sarayda 300 tane çanta-sı var.
Sen (tem) mavi kalem?
Sen-in mavi kalem-in var mı?
Eski başbakanımız (tem) evde çok büyük bir horoz koleksiyonu.
Eski başbakanımız-ın evde çok büyük bir horoz koleksiyon-u var.
Biz (tem) İş Bankası'nda kasada dört tane eski tablo.
Biz-im İş Bankası'nda kasada dört tane eski tablo-muz var.
Sultanahmet Camii (tem) altı tane minare.
Sultanahmet Camii'nin altı tane minare-si var.
Süleyman (tem) Atatürk bulvarında çok modern ve büyük bir lokanta.
Süleyman'ın Atatürk bulvarında çok modern ve büyük bir lokanta-sı var.
Ahmet, sen (tem) toplam olarak (no total) kaç tane bardak?
Ahmet, sen-in toplam olarak kaç tane bardağ-ın var?
Bu kadın (tem) Vatan Caddesinde pastane?
Bu kadın-ın Vatan Caddesinde pastane-si var mı?
Prosper (tem) Poelkapelle'de 250 tane domuz.
Prosper'in Poelkapelle'de 250 tane domuz-u var.
Bu adam (tem) Panama'da bir firma.
Bu adam-ın Panama'da bir firma-sı var.
Meşhur Türk pop şarkıcısı Tarkan (tem) "Şımarık" adlı bir şarkı.(dica, a musica é boa!!)
Meşhur Türk pop şarkıcısı Tarkan'ın "Şımarık" adlı bir şarkı-sı var.
Dönerci (tem) iki tane ceket.
Dönerci-nin iki tane ceket-i var.
Ben (tem) evde üç tane eski vazo.
Ben-im evde üç tane eski vazo-m var.
Siz (tem) nargile?
Siz-in nargile-niz var mı?
Mustafa (tem) Cumhuriyet mahallesinde küçük bir dükkân.
Mustafa'nın Cumhuriyet mahallesinde küçük bir dükkân-ı var.
Türkler (tem) Gent'te kaç tane cami?
Türkler-in Gent'te kaç tane cami-si var?
Arkadaşınız (tem) yeni araba?
Arkadaşınız-ın yeni araba-sı var mı?
Ben (tem) evde antika kilimler.
Ben-im evde antika kilimler-im var.
Babanız (tem) telefon?
Babanız-ın telefon-u var mı?
Ülkeniz (tem) toplam olarak (no total) kaç tane bakan?
Ülkeniz-in toplam olarak kaç tane bakan-ı var?
Sen (tem) çok güzel bir ad.
Sen-in çok güzel bir ad-ın var.
Oğlunuz (tem) okulda kaç tane öğretmen?
Oğlunuz-un okulda kaç tane öğretmen-i var?
Arkadaşlarım (tem) İstanbul'da İstiklal caddesinde büyük bir daire.
Arkadaşlarım-ın İstanbul'da İstiklal caddesinde büyük bir daire-si var.
Ülkü (tem) evde antika bir mangal.
Ülkü'nün evde antika bir mangal-ı var.
Siz (tem) toplam olarak (no total) kaç tane müşteri?
Siz-in toplam olarak kaç tane müşteri-niz var?
Biz (tem) Beşiktaş'ta büyük bir mağaza.
Biz-im Beşiktaş'ta büyük bir mağaza-mız var.
Bu mimar (tem) Brugge şehrinde güzel bir ev.
Bu mimar-ın Brugge şehrinde güzel bir ev-i var.
Fakı (tem) Gent'te Sleepstraat'ta bir pide salonu.
Fakı'nın Gent'te Sleepstraat'ta bir pide salon-u var.
se nescessário utilizem o tradutor online google ou dicionário online, um abraço!!
güle güle...
Construções Possessivas:
Ola amigos do blog, desculpem a demora em postar, estive resolvendo problemas pessoais ,nada muito serio, Graças a Deus ,mas achei um tempo livre, é uma satisfação postar sempre que possivel, ha...tenho um pedido de uma amiga aqui do blog, não esqueci, e ja estou providenciando a tradução do poema, estou sendo ajudado por uma grande amiga turca, ela é um barato, rsrsrs, mas tambem anda muito ocupada, mas em breve, vou postar aqui, abração!! ;)
Bu bardak, Meryem / bardak ( Meryem'in bardağı. )
Bu hesap, Yeliz / hesap (Yeliz'in hesabı.)
Bu kamyon, Mark / kamyon (Mark'ın kamyonu.)
Bu gazete, Mustafa / gazete (Mustafa'nın gazetesi.)
Bu şoför, Erol / şoför (Erol'un şoförü.)
Bu şarkı, Tarkan / bir şarkı (Tarkan'ın bir şarkısı.)
Bu vazo, Eddy / vazo (Eddy'nin vazosu. )
Bu çadır , sen / çadırsenin çadırın.
Bu minibüs, Guido / minibüs (Guido'nun minibüsü. )
Bu nargile, Yavuz / nargile (Yavuz'un nargilesi. )
Bu kahve, Ayla / kahve (Ayla'nın kahvesi. )
Bu soru ,Işıl / soru (Işıl'ın sorusu.)
Bu çay, Arzu / çay (Arzu'nun çayı.)
Bu okul, Fadime / okul (Fadime'nin okulu.)
Bu fiş ,biz / fiş (bizim fişimiz.)
Bu pardösü, Sıtkı / pardösü (Sıtkı'nın pardösüsü.)
Bu hindi ,Abdullah / hindi (Abdullah'ın hindisi.)
Bu dükkân, Marie-Lou / dükkân (Marie Lou'nun dükkânı.)
Bu piyano, Aygül / piyano (Aygül'ün piyanosu.)
Bu bilet, siz / bilet (sizin biletiniz.)
Bu araba, Neco / araba (Neco'nun arabası.)
Bu çocuk, İbrahim / çocuk (İbrahim'in çocuğu.)
Bu paraşüt, ben / paraşüt (benim paraşütüm.)
Bu rakı, Ali / rakı (Ali'nin rakısı)
Bu pipo, Eyüp / pipo (Eyüp'ün (say: Eyübün) piposu.)
Bu armut, Zülfü / armut (Zülfü'nün armudu. )
Bu ceket, Marcel / ceket ( Marcel'in ceketi.)
Bu mönü ,Fakı / mönü (Fakı'nın mönüsü.)
Bu öğretmen, Durmuş / öğretmen (Durmuş'un öğretmeni.)
Bu televizyon, Ülkü / televizyon (Ülkü'nün televizyonu.)
Bu balık ,doktor / balık (doktorun balığı.)
Bu ordu ,biz / ordu (bizim ordumuz.)
Bu kedi ,Zübeyde / kedi (Zübeyde'nin kedisi.)
Bu telefon numarası, Matthieu (=Matyö) / telefon numarası (Matthieu'nün telefon numarası.)
Bu sokak, babam / sokak (babamın sokağı.)
Bu kuaför, cumhurbaşkanı / kuaför (cumhurbaşkanının kuaförü.)
Bu apartman, o / apartman (onun apartmanı.)
Bu daire, arkadaşım / daire (arkadaşımın dairesi.)
Bu yüzük ,ben / yüzük (benim yüzüğüm.)
Bu pide salonu, Ali Bey / pide salonu (Ali Bey'in pide salonu.)
Bu şemsiye, doktor / şemsiye (doktorun şemsiyesi.)
Bu bilezik , annem / bilezik (annemin bileziği.)
Bu şiir, Yunus Emre / bir şiir (Yunus Emre'nin bir şiiri.)
Bu atkı , çocuk / atkı (çocuğun atkısı.)
Bu imza, başbakan / imza (başbakanın imzası.)
Bu kız , onlar / kız (onların kızı.)
Bu mağaza, arkadaşımız / mağaza (arkadaşımızın mağazası.)
Bu ev, bir politikacı / ev (bir politikacının evi.)
Bu müşteri, Fakı / bir müşteri (Fakı'nın bir müşterisi.)
Bu sigara, sen / sigara (senin sigaran.)
Bu radyo, oğlum / radyo (oğlumun radyosu.)
Bu dergi , Aysel Hanım / dergi (Aysekl Hanım'ın dergisi)
Bu harita , ülkemiz / harita (ülkemizin haritası.)
Bu bayrak , Türkiye / bayrak (Türkiye'nin bayrağı.)
Bu yemek listesi , Turgay / yemek listesi (Turgay'ın yemek listesi.)
Bu tablo ,Jan Van Eyck / bir tablo (Jan Van Eyck'in bir tablosu.)
Bu minare , Sultanahmet Camii / bir minare (Sultanahmet Camii'nin bir minaresi.)
Bu bardak, Meryem / bardak ( Meryem'in bardağı. )
Bu hesap, Yeliz / hesap (Yeliz'in hesabı.)
Bu kamyon, Mark / kamyon (Mark'ın kamyonu.)
Bu gazete, Mustafa / gazete (Mustafa'nın gazetesi.)
Bu şoför, Erol / şoför (Erol'un şoförü.)
Bu şarkı, Tarkan / bir şarkı (Tarkan'ın bir şarkısı.)
Bu vazo, Eddy / vazo (Eddy'nin vazosu. )
Bu çadır , sen / çadırsenin çadırın.
Bu minibüs, Guido / minibüs (Guido'nun minibüsü. )
Bu nargile, Yavuz / nargile (Yavuz'un nargilesi. )
Bu kahve, Ayla / kahve (Ayla'nın kahvesi. )
Bu soru ,Işıl / soru (Işıl'ın sorusu.)
Bu çay, Arzu / çay (Arzu'nun çayı.)
Bu okul, Fadime / okul (Fadime'nin okulu.)
Bu fiş ,biz / fiş (bizim fişimiz.)
Bu pardösü, Sıtkı / pardösü (Sıtkı'nın pardösüsü.)
Bu hindi ,Abdullah / hindi (Abdullah'ın hindisi.)
Bu dükkân, Marie-Lou / dükkân (Marie Lou'nun dükkânı.)
Bu piyano, Aygül / piyano (Aygül'ün piyanosu.)
Bu bilet, siz / bilet (sizin biletiniz.)
Bu araba, Neco / araba (Neco'nun arabası.)
Bu çocuk, İbrahim / çocuk (İbrahim'in çocuğu.)
Bu paraşüt, ben / paraşüt (benim paraşütüm.)
Bu rakı, Ali / rakı (Ali'nin rakısı)
Bu pipo, Eyüp / pipo (Eyüp'ün (say: Eyübün) piposu.)
Bu armut, Zülfü / armut (Zülfü'nün armudu. )
Bu ceket, Marcel / ceket ( Marcel'in ceketi.)
Bu mönü ,Fakı / mönü (Fakı'nın mönüsü.)
Bu öğretmen, Durmuş / öğretmen (Durmuş'un öğretmeni.)
Bu televizyon, Ülkü / televizyon (Ülkü'nün televizyonu.)
Bu balık ,doktor / balık (doktorun balığı.)
Bu ordu ,biz / ordu (bizim ordumuz.)
Bu kedi ,Zübeyde / kedi (Zübeyde'nin kedisi.)
Bu telefon numarası, Matthieu (=Matyö) / telefon numarası (Matthieu'nün telefon numarası.)
Bu sokak, babam / sokak (babamın sokağı.)
Bu kuaför, cumhurbaşkanı / kuaför (cumhurbaşkanının kuaförü.)
Bu apartman, o / apartman (onun apartmanı.)
Bu daire, arkadaşım / daire (arkadaşımın dairesi.)
Bu yüzük ,ben / yüzük (benim yüzüğüm.)
Bu pide salonu, Ali Bey / pide salonu (Ali Bey'in pide salonu.)
Bu şemsiye, doktor / şemsiye (doktorun şemsiyesi.)
Bu bilezik , annem / bilezik (annemin bileziği.)
Bu şiir, Yunus Emre / bir şiir (Yunus Emre'nin bir şiiri.)
Bu atkı , çocuk / atkı (çocuğun atkısı.)
Bu imza, başbakan / imza (başbakanın imzası.)
Bu kız , onlar / kız (onların kızı.)
Bu mağaza, arkadaşımız / mağaza (arkadaşımızın mağazası.)
Bu ev, bir politikacı / ev (bir politikacının evi.)
Bu müşteri, Fakı / bir müşteri (Fakı'nın bir müşterisi.)
Bu sigara, sen / sigara (senin sigaran.)
Bu radyo, oğlum / radyo (oğlumun radyosu.)
Bu dergi , Aysel Hanım / dergi (Aysekl Hanım'ın dergisi)
Bu harita , ülkemiz / harita (ülkemizin haritası.)
Bu bayrak , Türkiye / bayrak (Türkiye'nin bayrağı.)
Bu yemek listesi , Turgay / yemek listesi (Turgay'ın yemek listesi.)
Bu tablo ,Jan Van Eyck / bir tablo (Jan Van Eyck'in bir tablosu.)
Bu minare , Sultanahmet Camii / bir minare (Sultanahmet Camii'nin bir minaresi.)
Assinar:
Postagens (Atom)
